Hiç kimse bu yasanın iyi niyetle çıkarıldığını savunamaz. Bu yasanın arkasında ırkçı bir mesele var. Bu mesele bir Fransa ve Türkiye meselesi değil bir AB Avrupa meselesidir. Avrupa'da yaşanan acı olayları sineye çektik. Avrupa'da sinsice yükselen islamafobia karşısında sessiz kalacak boynunu eğecek değildir.
Dersim faciasını Türkiye'nin güncemine taşımıştık. Belgeleriyle bir CHP eserini burada sizin dikkatlerinize sunmuştum. Ben bugün burada Dersim meselesini tekrar gündeme getirecek değilim. Bundan sonra siyasetçilerden ziyade akademisyenlerin tarihçilerin işi. Tartışma yapılırken esas nokta ıskalanıyor. Başta CHP'liler olmak üzere bazıları kalktı Başbakan neden tarihin üzerine gidiyor diyorlar. Geçmiş bilinmezse geleceğe gidemezsiniz. Dün dünde kalmıştır diye geçmişi hasır altı etmek isteyenler de var. Bir acının küllerini kaldırmayı değil bir anlayışı deşifre etmek istedik. Biz Dersim'den günümüze gelen Jakoben ve elitist bir zihniyete dikkat çektik. Bunları deşifre etmek istiyoruz. Dersim 1939'da üzeri kapatılmış bir faciadır. Dersim'den sonra da bu ülkeye çok büyük acılar yaşatmaya devam etmişlerdir. MHP Dersim konusunun açılması konusunda en az CHP kadar rahatsız. Diyarbakır'daki kemiklerden de ciddi rahatsızlık duyuyor. Bahsettiğim zihniyetin bir tasavvuru da budur. Haktan adaletten bahsediyorsun niye ortaya çıkmasın. Dün her şeyi hasıaltı ediyorlardı. Şimdi de toprak altı etmenin mücadelesini veriyorlar.
Biz bazı isimler zikrettik. Katliam emrini veren kişilerin torunları bugün siyasette görev almaktadırlar. Ama o torunlar çıktılar Dersim'deki zihniyetin aynen devam ettiğini göstermek için dedelerinin zihniyetlerine sahip çıktılar.
Cumhuriyet ile hesaplaşmak, Atatürk düşmanlığı gibi sataşmalarda bulundular. Kimin Cumhuriyete sahip çıktığı kimin saldırdığı şu son 9 yılda net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Ne MHP ne CHP bizim vatan sevgimizi ölçeçek kalibrede değildir. Bunlar İzindeyiz Atam deyip izinden çıkamadılar. Yan gelip yattılar. Biz ise dere tepe demeden koşuyoruz. Bu zihniyet Osmanlı devletinin çok hızlı bir şekilde dağılmasına neden olmuş ve ardından yeni kurulan devlete sirayet etmiştir. Dersim, 27 Mayıs, 12 Mart bu zihniyetin sonucudur. Bazıları Türkiye'nin meselelerinin çözümü konusunda sabırsızlar. Karanlık olaylar anında aydınlansın Türkiye bir gecede değişsin istiyorlar. Biz burada 150 yıllık köhne bir zihniyetle mücadele ediyoruz. Biz İttihat ve Terakki zihniyetindeki CHP ve MHP'ye rağmen bu mücadeleyi yürütüyoruz. Karşımızda toprak altını karıştırma diyen bir zihniyet var. Karşımızda terör meselesini çözme diyen bir zihniyet var. Karşımızda Dersimli olduğu halde Dersim'i ağzına alamayan bir zihniyet var. Diyor ki Arif Nihat Asyalı 'İçimizden biri köprü olmaya razı olmazsa, kıyamete kadar bu suyun kıyılarını bekleriz..'
Maraş Olayları'ndan Sivas'a kadar bir çok olayda senaryo hep aynı olmuştur. Aktörler değişmiş ama aktörlerin zihniyeti hiç değişmemiştir. Türkiye'yi bu kısır döngüden çıkarma çabasındayız. Biz yarınlara acı hadiseler, üzeri örtülmüş meseleler değil aydınlık bir Türkiye emanet edeceğiz. Artık istismar ve iftira boyutunu varan tutuklu gazeteciler konusuna özellikle değinmek istiyoruz.
Bizim Dersim konusundaki sözlerimiz sonrası bize teşekkür eden Diyarbakır il başkanını görevden aldın. Tuttun Danıştay'a katsayı başvurusunu biz yapmadık diyorsun 2 arkadaşımızın bireysel başvurusudur diyorsun. sen nesin bostan korkuluğu musun? Seni oraya genel başkan olarak çıkartan zihniyet Dersim katliamının mimarı olan zihniyettir. Sen o zihniyetle çatışmaya giremezsin buna gücün etmez. Çıkıp benim dünkü konuşmamda Türkiye'yi dindarlar diye ayırdığımı ifade ediyorsun. Ben dindar değil dindar bir gençlik diyorum ve bu sözlerimin arkasındayım. Sayın Kılıçdaroğlu sen bizden muhafazakar demokrat bir parti kimliğinden ateist bir gençlik yetiştirmemizi mi bekliyorsun. Sen isteyebilirsin. CHP Genel Başkanı son günlerde yargıya çok ağır ithamlarda bulunuyor. Silivri'deki mahkemeye tiyatro diyen Genel Başkan HSYK'ya, Danıştay'a Yargıtay'a ateş püskürüyor. Daha önce şeriatın kestiği parmak acımaz diyordu. bu ülkede 12 Eylül 2010'da millet iradeye yargıya el koymuştur fark budur.Partimiz hakkında kapatma davası açıldığı zaman Anvkara'da yargıçlar varmış diyordun.
12 Eylül'de yargı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkmıştır. Bizi toprağın altındaki cesetleri çıkarmayın diyorlar. Tarihe takılıp kalanlar sizsiniz siz ey CHP zihniyeti. İstiklal Mahkemeleri'nin zihniyetini taşıyanlar bugün çıkıp da bağımlı yargıdan bahsedemezler. Yassıada'nın yargılamalarıyla yüzleşemeyenler kalkıp da yargıyı eleştiremezler. Danıştay olayı patlak verdiği zaman yandaş basınlarıyla birlikte kime saldırdılar bize saldırdılar. Dindar insanlara saldırdılar, irtica var dediler. Arkasında ne çıktı ittihat terakki zihniyeti çıktı. Kendi gazetelerini bombalayanlar ortaya çıktı. Yargının hükümetin emrine girdiği falan yok yargı sizin militanlarınızdan sizin militan zihniyetinizden arınıyor. Eğer 1994 yılında arkadaşınız Mehmet Moğultay'ın sözlerini hatırlamıyorsunuz bari yanınızdaki hanfendinin yargıyı nasıl militanlaştırmak istediğini görün. Yarsav'ın militanı olacak adam lazım bize. Sayın Kılıçdaroğlu geç bunları geç; artık aldığın nefes bile takip ediliyor. Eski bir adalet bakanının yargıda nasıl işler bitirdiği ortada. Yargı onyıllardır dokunulmaz olanlara dokunduğu için rahatsızlar. 12 Eylül 2010'da militan yargı dönemi sona ermiştir. Bugün yasama yürütme ve yargı ggörevlerini yerine getiriyor. Yüksek Yargı artık seçimle şekilleniyor. Danıştay saldırısının yargılanması yapıldı. Hükümeti sorumlu tutmaya çalıştılar. Eğer bu ülkenin yakın tarihine bakmazsanız bu olaylara şaşırırsınız. Bu olaylarla neyin amaçlandığını görürsünüz.
Şu anda tutuklu ve hükümlü olan gazetecilerin gazetecilik faaliyetlerinden ötürü değil başka işlerden ötürü içerdeler. Öyle zanlılar var ki polis katletmişler, ateşli silah bulundurmaktan tutuklanmışlar. Terör örgütünün yayın kartları çıkıyor bu kişilerin cebinden.. Maalesef CHP lideri de bu kampanyanın bir parçası haline geldi. Her yurt dışı gezisinde Türkiye'yi kötülüyor. Böyle bir anamuhalefeti Türkiye görmemişti. Amerikalı bir yazar Türkiye'de bir gazeteye röportaj veriyor. Türkiye'ye ve Çin'e gelmiyorum protesto ediyorum diyor. Aman çok üzüldük. Gelsen ne olur gelmesen ne olur. Güya kendince Türk hükümetini protesto eden bu adam İsrail'e gidiyor. Gazze'ye bombardıman yağdıran İsrail değil mi? Bunları nasıl görmezden gelirsin? Bu yapılan Türkiye'ye ciddi bir saygısızlıktır.
Türkiye aleyhine yürütülen bu kampanyalara destek çıkmak ana muhalefet liderine yakışmaz. İçerde olan bu gazeteci dediğiniz bu isimlerin hangi ajans tarafından gazeteci dediğini bir araştırır mısınız? Türkiye 9 yıl öncesiyle kıyaslanamayacak kadar ilerlemiştir. En son Adalet Bakanlığı'mızın hazırladığı reform paketiyle bir çok gazeteciye açılan davanın önüne geçmeyi planlıyoruz. Bu ülkenin polisini şehit ettikten sonra cebindeki gazeteci kimliğinden ötürü kimseye imtiyaz sağlanamaz.
| Tarih | : | 2012-02-01 12:19:22 |
| Kaynak | : | Habervaktim |
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.