Bugün itibariyle 135 milyar dolar ihracat girdimiz olurken 241 milyar dolar ithalat çıktımız oldu. 106 milyar dolar ihracat yaptık 241 milyar dolar ithalat yaptık bu hesaba göre ithalat ihracattan 106 milyar dolar fazla oldu. Kısacası 106 milyar doları ülkemiz kazanmadan dışarıya çıkartmış oldu…
Şimdi bu rakamları görünce telaşlanmamak mümkün değil, geçen yıl bu rakam yaklaşık 80 milyar dolarken bu yıl 106 milyar dolara çıktı daha önceki yıllar bu rakamlar daha da azken bu gün buralara kadar geldi. Peki şimdi ne olacak? Gelecek yıl ve yıllar nasıl olacak? Bu böylemi devam edecek? Ederse ne olacak? İşte bu soruların cevabını bulmak için telaşlandığımızı söylüyorum… Eğer bir ülke her yıl dışarıya sattığı maldan kazandığının iki mislini dışarıya veriyorsa bunun sonu iflastır…
Olayı şöyle hesaplayalım, bir aile her ay gelirinin iki katı harcıyorsa, yani ayda bin lira geliri varda o iki bin lira harcıyorsa demek ki yıl sonunda on iki bin lira açık vermiş olacak. Bu yıllarca devam edemeyeceğine göre günün birinde sıkıntıya düşecek demektir. Bugün bizim ülke olarak durumumuz buna benziyor… Peki bu açık nereden geliyor? Bunun çözümü nedir? Baktığımızda ortaya çok net bir tablo çıkıyor, biz ülke olarak üretmiyoruz, üretene de engel oluyoruz, yabancıların ülkemizde kalıcı, istihdama ve üretime dönük yatırımı yerine, bankalar, borsalar, alış veriş merkezleri aracılığıyla sıcak paramızı alıp götürüyorlar…
Enerji, petrol gibi ana ihtiyaç ve ithalat yanında akla fikre gelmeyen lüks veya ülkemizde üretilebildiği halde ithalat yoluyla ülkemize sokulan mallara giden paralar… Bunlara engel olup ülkemizin işlenmek için bekleyen madenlerine, yatırım bekleyen güneş enerjisine, tarımına hayvancılığına, deniz ürünlerinin üretimine, turizmine, boş alanların ekonomik getirisi olan ağaçlandırmasına, daha bir çok girdi sağlayacak kalemlerine devletin acilen sahip çıkması gerekmektedir…
Devletin yatırımcıya engel değil yol gösterici ve yardımcı olması gerekmektedir, çünkü dışarıya ihraç edilecek her malın ülkemize döviz olarak girmesi demektir… Ülkemize giren her mal için ülkemizden döviz çıkması demektir…Kısacası buradan anlaşılan şu ki, her işin başında devletimiz olduğuna göre bu düzenlemeyi devletten bekliyoruz… Devlet, yatırımları, yatırımcıyı, ihracatçıyı, hayvancılığı, tarımı, maden işletmecilerini ve gelişen teknolojisini desteklemelidir. Sektörel bazda teşvikler çıkarmalıdır, ithalatı kontrol altına almalıdır, eğer bunları yapamazsak gelecek pek parlak görünmüyor. Bugünkü rakamlar da zaten bunu söylüyor, bizde tedbir alınması için hükümetten konuyla ilgilenmesini istiyoruz…
Teşvik veya çıkartılan kanunların uygulanmasını takip için ciddi çalışmalara ihtiyaç olduğunu söylüyoruz…Yalnız kanun ve yönetmelik çıkartmakla olmuyor. Olmadığını da görüyor ve yaşıyoruz.Bunların işleyip işlemediğinin takibinin ciddi yapılması gerektiğini söylüyoruz. Asi halde biz cari açığı yazarız, memur maaşını alır, günün birinde ne maaş kalır ne ekonomi, fazla zaman geçmeden devleti yöneten hükümetin tedbir alması şattır… Ne yapalım ki ‘gerçekler çıplak gezer, dost olanda acı söyler’… daha ne diyelim…
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.