• Ankara
    20.1 °C
  • Istanbul
    21.5 °C
  • Izmir
    22.8 °C

Yapı denetimine neşter geliyor


Yapı denetimine neşter geliyor
2011-11-21 12:30:54

 

Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdür Yardımcısı Mehmet Kamış'ın ev sahipliğinde, Ekonomi Editörü Turhan Bozkurt'un moderatörlüğünde yapılan programda işadamları, yaşadıkları sıkıntıları dile getirdi. Problemleri tek tek değerlendiren Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, önemli açıklamalarda bulundu. Yapı denetiminin kâğıt üstünde kalmaması için düzenlemenin hazır olduğunu ifade eden Bayraktar, "Çalışmaları sona getirdik. Hem yapı denetimini hem de büyükşehirlerden başlayıp depreme dayanıksız yapıların tasfiye edilmesini öngören düzenlemeleri bütçe çalışmaları biter bitmez yasalaştıracağız." dedi.

MEHMET KAMIŞ (Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdür Yardımcısı): Bu toplantı umarım inşaat sektörünün problemlerine bir deva, bir şifa olur. Burada Sayın Bakan'ıma ve hükümete sektörle ilgili talep, beklenti ve önerilerinizi aktarabilirsiniz. Buradan güzel fikirler, güzel uygulamalar çıkar diye ümit ediyorum. Bir tüketici, bu ülkede yaşayan bir kişi olarak inşaat dünyasından bir talebim var. Evler sadece barınmak, sadece soğuktan korunmak için oturduğumuz bir yer değildir. Şehirler dedelerimizden, babalarımızdan birikmiş, onların oluşturduğu kültürel birikimlerin bize aktarıldığı; bizim de çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakacağımız mekânlardır. Yaptığınız evler ve yeniden kurduğunuz şehirleri bu anlayışla inşa etmenizi bir tüketici olarak talep ediyorum. Bizim birikimlerimizi çocuklarımıza aktaracağımız, bizi yansıtan mekânlar kurmanızı talep ediyor ve hoş geldiniz diyorum.

TURHAN BOZKURT (Zaman Ekonomi Editörü):

Aslında içinde bulunduğumuz süreç ve tartışacağımız konular, dünyanın her yanında şehirleşmeyle beraber gelen problemler. Bakın en son yapılan araştırmalar gösteriyor ki dünya nüfusunun yarıdan fazlası şehirlerde yaşıyor. Önümüzdeki 20 yıl içerisinde yüzde 60'ı aşarak toplam kentli nüfus 4 milyar kişi artacak. Dünyada kentsel yatırım pazarının büyüklüğü yıllık 300 milyar Euro olarak veriliyor. Şehirler artık sadece insanların barınma ihtiyaçlarının karşılandığı yaşam alanları olmaktan çıkıyor, ülkelerin de vitrini haline geliyor. Sayın Bakan'ın TOKİ başkanlığı yaptığı dönemde Zaman Gazetesi'nde yaptığımız Sektör Buluşmaları'nda inşaat sektörü olarak istikrara vurgu yapmıştınız. Bugün terörle aslında bir anlamda yapılmak istenen bugün Türkiye'nin büyümesine, siyasi reformlarına yönelik bir hamle olduğu gerçek.

ERDOĞAN BAYRAKTAR (Çevre ve Şehircilik Bakanı):

Konuşmadan, tartışmadan, bir araya gelmeden problemler çözülemez. O açıdan bu toplantılar çok önemli. İnşaat, çok önemli bir sektör. İstihdam katsayısı yüksek, ekonominin gelişmesi, refahın artması ve ülkenin düzelmesi teknik altyapının, ikametin, hayat şartlarının, mutluluğun ve insan sosyolojisinin düzelmesinde çok önemli bir kulvar. Değerli arkadaşlar, ben şimdi bir devlet yöneticisiyim. Daha önce de 8 yıl 3 ay TOKİ başkanlığı yaptım, daha önce de KİPTAŞ'ta bulundum. Şimdi de bakan olarak görev yapıyorum, devleti çok daha fazla düşünmek zorundayım. Özel sektör gidip imar durumu alıyor. İmar durumu artışları... Çoğu yerde arsa satılmaz, o arsanın lokasyonuna göre o arsanın imar durumu satılır. Kamunun menfaati, birilerinin cebine girerse bu olmaz, bu işin bereketi kalmaz. Şehir rantı imar durumu ile eşdeğerdir. Diğer taraftan ruhsatların basitleştirilmesi için, beyan esasının getirilmesi için yapı denetim kuruluşlarını hakikaten iş yapar duruma getirmek amacıyla elimizden geleni yapacağız. Bu sektörde sanki çok para varmış gibi balıklama atlayanlar kendilerine sıkıntı çıkarıyor, sonra da piyasanın itibarını bozuyor. İnşaat sektörünün zahmetini çekenlerin de bu duruma tavır koyması lazım.

1999 Marmara depremi olmadan önce kim sorumluysa inşaattan 10 sene sonra sorumluluğu kalkıyordu. Gölcük'te rahmetli olan bir kızın babası Yargıtay üyesiydi, bir icraat çıkardı ve oradaki uygulamayı kaldırdı. Şimdi depremle ilgili yüz sene de geçse, yani torunun torununa geçecek şekilde yapı var. Sadece müteahhitlerin, mühendislerin değil, burada çalışan ustaların da sorumluluk alacak şekilde işin içine sokulması lazım.

Ruhsat ağırlıklı yapıdan denetim ağırlıklı yapıya geçiyoruz. Van depremi bunu tetikledi. Başbakan'ımız da siyaseten söylenmesi kolay olmayan ifadeler kullandı. 'Bedeli ne olursa olsun depreme dayanıksız yapıları mutlaka kaldıracağız.' dedi, vatandaşı da mağdur etmeden. Bu konudaki yasal çalışmayı sona getirdik. Büyükşehirlerden başlayıp depreme dayanıksız yapılar tasfiye edilecek. Bütçe çalışmaları biter bitmez bunu yasalaştıracağız. Denetimi de eşzamanlı düzenleyeceğiz. Beton üreticisinden, demir çelik üreticisinden ustadan, kalfadan, müteahhitten, taşerondan teknik müşavirine, belediyeye varıncaya kadar bir yapıdan herkes sorumlu olacak. Geniş sorumluluk ağı içinde denetimi de çok kademelendireceğiz. Bu, Türkiye'de kaynak israfını da önleyecek. Enerji tasarruflu atık suyu, güneşi, yağmur suyunu kullanma özellikli akıllı binaları Türkiye kazanacak. Yasa güzel bir yasa olacak. Vatandaşı kollayan ama açıkgözlere de fırsat vermeyen bir yasa olacak.

Tarih : 2011-11-21 12:30:54
Kaynak : zaman
Bu Haberi Yorumlayın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Yorumlar